Konuk Yazar hızlı okuma 2

Published on Aralık 11th, 2014 | by admin

0

İş Dünyası İçin Hızlı Okuma

hızlı okuma 1Zamanı satın alabilir miyiz? Hayır mı? “İmkânsız, mümkün değil, öyle şey mi olur” der gibi oldunuz galiba. Ya da bir hayıflanma oldu “ahhh keşke alabilsek” diye. Üzülmeyin alabiliriz. Hem de para vermeden. Nasıl mı? Yaptığımız işe ayırdığımız vakti en az süreye çekerek zamanı satın alabiliriz. Yani her gün işimiz gereği okumak zorunda olduğumuz raporlara, belgelere, e-postalara, makalelere ve bunlar gibi daha birçok metinlere harcadığımız dakikaları, saatleri en aza indirgeyebiliriz. Hatta iş verimliliğimizi eski durumundan çok daha iyi hale getirebiliriz. Ve yaşamımız, etkili zaman kullanımı sayesinde planlı, programlı bir hal alabilir. Peki, bütün bunları nasıl yapacağız? Çok basit. Hızlı okuma eğitimi sayesinde. Günlük yaşamımızda isteyerek ya da istemeyerek okumamız gerekenleri, eskisinden çok daha hızlı ve çok daha iyi kavrama becerisi ile zamanı para vermeden satın alacağız. İyi peki o zaman nasıl hızlı okuyacağız hem de kavramamız artarak. İlk önce hızlı okumanın ne olduğunu bir tanımlayalım.

Hızlı okuma nedir?

Hızlı okuma; eski okuma şeklimizden kurtulup göz ve beyin koordinasyonunu sağlayarak yapılan bir okuma biçimidir. Bir yetenek değil aksine bir öğretidir. Yani hızlı okuyabilen ayrıcalıklı kişiler bu durumu doğuştan edinmemişlerdir. Daha sonra kendi istek ve disiplinli çalışmaları sayesinde hızlı okumayı öğrenmişlerdir.

Nasıl hızlı okuyabiliriz?

Bu soruya cevap vermeden önce gözümüzü ve beynimizi kısaca tanıyalım. Dış dünyayla görsel bağlantımızı sağlamaya yarayan gözün önemi hakkında uzun uzadıya yazmaya gerek yoktur sanırım. Aynı şekilde dış dünyayla bağlantımızı sağlayan en önemli organımızın da beyin olduğunu tartışmaya bile açmıyorum. Beynimiz ve gözümüzün iş birliği sayesinde metinleri eski halinden çok daha hızlı okuyabiliriz. Biraz daha açıklayalım. Doğduğumuz günden beri aralıksız kayıt yapan beynimiz ihtiyaç duyduğumuzda bu bilgileri olağanüstü bir hızla bize geri yollamakta. Dünyanın en hızlı bilgisayarı saniyede 1 milyar hızla işlem yapabilmekteyken insan beyni saniyede 1 katrilyon hızla işlem yapabilmekte. Gözümüzün kapasitesi de yadsınamayacak ölçüde önemli. İsviçre’deki Cern Laboratuvarlarının tahminlerine göre gözlerimizin çarpıcı mükemmelliğine yakın bir madde yapmak için 68 milyon dolara ihtiyaç duyulurmuş ve bu mekanik göz ortalama bir ev büyüklüğünde olurmuş. Muazzam değil mi? Paris’te bulunan Sorbonne Üniversitesinden Emil Javal tarafından yapılan araştırmada da gözün bir sözcüğü tanımak için sürekli olarak o sözcüğü harf harf tanımadığını, bir grup şeklin(harfin) meydana getirdiği şekli tanıdığını, sonra da diğer şekle geçip o şekli kavradığını, bu geçişleri sıçramalarla yaptığını saptamıştır. Bu araştırmalar hızlı okumanın gerçekliğini ve uygulanabilirliğini kanıtlamaktadır.

Ortalama olarak dakikada yaklaşık 150-200 kelime okumaktayız. Tabi bu durum gelişmiş ülkelerde 250 kelimeye kadar rahatlıkla çıkabiliyor. Yani gözümüz beynimize bu kadar kelime gönderebiliyor. Fakat beynimizin kapasitesi 700-800 arasında kelime istiyor gözümüzden. Okuma şeklinin yanlışlığından, gözümüzün yeteri kadar çalıştırılmamasından kaynaklı olarak arada 550-600 kelimelik bir fark oluşuyor. Ve bu farkı beynimiz farklı düşüncelerle dolduruyor. Günlük koşturmacalarımız, maddi sorunlarımız, ailesel problemlerimiz vb. gibi bizi yoran düşüncelerle meşgul olmaya başlıyoruz. Hem yavaş okuyoruz hem de okuduğumuzu anlamıyoruz! Gerçekten çok kötü değil mi?

Sizlere hızlı okumanın gerekliliğini ve artık daha hızlı okuyarak daha iyi kavranabileceğini kanıtladığıma göre nasıl yapacağız sorusuna cevap verebilirim. Gözümüzü ve beynimizi eski okuma kalıplarımızdan kurtarıp eğiterek hızlı okuyabiliriz. Öncelikle gözümüzden başlamalıyız. Nasıl vücudumuzun hareket eden uzuvlarında kas varsa gözümüzde de kaslarımız vardır. Bunları hızlı okumaya özel geliştirdiğimiz egzersizlerle geliştiriyoruz. Aynı şekilde beynimizi de günlük yapılan egzersizlerle hızlı okumaya hazır hale getiriyoruz. İşin spor kısmını hallettikten sonra eski okuma alışkanlığımızı yok etmeye başlıyoruz. Kısaca bu alışkanlıklarımız nelermiş onlara değinelim. Aslında biz içimizden okuduğumuzu sanarak sessiz okuduğumuzu zannediyoruz. Fakat kelimeleri gözümüz beynimize gönderirken bir de içimizden seslendiriyoruz. Biz buna ‘iç ses’ diyoruz. Bir metin okurken bazen gözümüz daha hızlı hareket eder ve iç sesimiz gözümüzün hızına yetişemediği için duraksar. Bu durum da bizim kavramamızda ve hızımızda düşüklüğe neden olur. Yine aynı şekilde yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı anlayamadığımız kelime ya da cümleleri anlayabilmek için geri dönüşler yaparız. Geri dönüşler okuma hızımızı % 35 oranında yavaşlatır. Ayrıca kelimeleri bir bütün yerine hece hece okuduğumuz için de okuma hızımız yavaştır. Temelde hızlı okumanın mantığı kelime kelime yerine satırın daha geniş bir bölümünü görmek; 2, 3 hatta 4 kelimeyi birden görebilmek ve algılayabilmektir. Diğer önemli bir sebebi de hızlı okuyarak anlayabileceğimize dair olan inanç eksikliğimizdir. Tabi ki bu saydıklarımın hepsi bizim yıllardır süregelen kalıplaşmış alışkanlıklarımızdır. Bu alışkanlıklardan kurtulmak için bizim en az 21 güne ihtiyacımız vardır. Bu süre bütün alışkanların yok edilmesinde ya da yeni bir alışkanlığın gerçekleştirilmesinde gerekli olan bir zamandır. Bunların hepsini en aza indirerek ya da tamamen yok ederek hızlı okumamız işten bile değildir.

  • Şu anda 400 sayfalık bir kitabı ortalama olarak 15-16 saatte okuyabilirsiniz. Günde okumaya 30 dakika ayırdığınızı varsayarsak bir kitabı yaklaşık 1 ayda okursunuz. Bu da yılda en fazla 12 kitap eder. Sadece kitap üzerinden düşünmeyelim. İş mecburiyetinden dolayı okumak zorunda olduğumuz metinlere ayırdığımız süreyi hesaplamayı da size bırakıyorum.
  • İş hayatınızdaki olumlu değişiklikler için,
  • Planlı ve programlı çalışarak daha çok verimli olabilmek için,
  • Dünyadaki gelişmelerden geri kalmamak için,
  • Kendinizi sürekli geliştirebilmek için,
  • Eve iş götürmeyerek ailenizle daha güzel vakit geçirebilmek için,
  • En önemlisi mutlu olabilmek için, zamanı satın almamız gerekiyor. Zamanı hızlı okuyarak satın alabiliriz. Unutmayın zamana hükmedebilen insanlar hayatta her daim ayrıcalıklıdır.

Arif KARACAN

İletişim: arif.karacan@hotmail.com / facebook.com/arif.karacan

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑

Translate »